26 Kasım 2012 Pazartesi

Siz de anne ve babanızı ölücek kadar seviyor musunuz?

   
 Annem "böbrek ameliyatı" olduktan 5-6 sonra bana hamile kalmış.Tabi ki bu durum istem dışı olmuş - tipik kaza bebeğiyim ahaha- zira diğer kardeşlerimin arsında en fazla  2 yaş fark varken, ben ile büyüğüm arasında 10 yaş var.Baya bi düşünmüş annem aldırıp-aldırmamak konusunda, çünkü; baya riskli bir durum hem de bakabilecek güçte ve sağlıkta değil...

     Babam karşı çıkmış, zira annem de kalben aldırmak istememiş -Allah'ın verdiği cana kıymak haddi değil- sonuç olarak soğuk bir -dikkat yağmurlu değil-  ekim ayında, 4.75 kg obez bir bebek olarak dünyaya gelmişim.
     
      Tabi bu duruma en çok ablam sevinmiş, bebeklerle oynayacağına benle oynamış resmen.Annemden daha çok o ilgilenmiş; yedirmiş,giydirmiş,gezdirmiş...
      Annem ben bildim bileli hep sağlık sorunları yaşar -Allah'a şükür çok çaresiz değil- bu yüzden pek iletişimli bir çocukluk geçiremedik beraber.Örnek vermek gerekirse annemle çocukluğumda geçirdiğim anılar sadece " Doğancılar Hastahanesinde muayene ve ilaç kuyruğu beklemek ile geçmiştir.Öyle mükemmel  yemekler,sofralar sadece ablam varken kurulurdu. -oda erken yaşta evlendi(20) - beraber sadece 1 ya da  kere oda zorlamam ile parka gidebilmişizdir.Okul aktivitelerine sırf o gelemez diye katılmadım hiç, veli toplantılarıma babam ya da yengem gelirdi.Yani annem vardı ama yoktu.Bu beni çok etkiledi tabi ki birde aramızdaki yaş farkını- 40-  sayarsak iletişim olarak da zıt olduk.
         
        Bu durumda benim ona karşı soğuk ya da kin beslediğim düşünülebilir, lâkin tam tersi ona ve babama o kadar  bağlıyım ki...
         Çocukluğumdan beri hep onların ölmesinden - yaş farkı ve rahatsızlığınında etkisi ile- korkar ve hep ağlarım.Göbek bağımız hiç kesilmemiş gibi, hayallerim ve geleceğim hep onlara göre indekslenmiş durum da.Bu sağlıklı değil biliyorum ama bu benim suçum değil öle bir ortam da yetişmedim.Hiçbir zaman onu suçlamadım, ya hiç olmasaydı hayatım da daha kötü olurdum bu bi gerçek.Diğer kardeşlerimin hepsi evli  ve biz üçümüz yaşıyoruz şuan, evde herşeyin kontrolü bende , anneme hiç iş yaptırmamaya gayret ediyorum.Onlar çocuk ben ebeveyn gibi :)) hepbir sorumluluk hâli var bende buda beni yoruyor sanırım.

 Ama birkez daha onlara sahip olduğum için,Allah'ıma şükrediyorum,beni sorumlu, âhlaklı, olgun bir şekilde yetiştirdikleri için,hiçbir maddi imkandan eksik koymadıkları,sevgilerini metaryele ve manaya dökemedikleri hâlde hissettirdikleri, hala bile bir çocuk gibi koruyup saydıkları için onlara ve beni onlara evlat veren Allah'ıma hamdü senalar olsun.Onları ne bensiz , ne de beni onlarsız koysun.

Şimdi diyeceksiniz nereden çıktı bu anne-baba sevdası; sanırım bi  2 yıl önce bir haber (burdan )çıkmıştı eminim çoğunuz hatırlıcaktır.Hani Kahramanmaraşta, annelerinin ölümü üzerine intihar eden 4 kardeş vardı.O olay beni çok etkilemişti,günlerce takip ettim.Zira intihar eden kardeşler küçük değil 25-30 yaş aralığında gayette eğitimli insanlarmış.Günlerce düşündüm nasıl bir bağdır,sevgidir ki 4'ü birden canına kıyar.Uzunca baktım herbirinin fotoğrafına; Beraris, raden ,Rulin ve sacen...

'Beraris' Temiz Kalp, 'Raden' Tanrıdan olma, 'Rulin' Topraktan yeniden diriliş ve 'Sacen' de Sağocak ailesinin soyunu taşına anlamına geliyor.
İsimleri ilk çok farklı geldi, okudukça anladım.Annelerinin mitolojiye olan merakındanmış, biraz tuhaf buldum hayatlarını ,pek sosyal değillermiş.Neden bilmiyorum çok üzüldüm, aklım almadı 4 yetişkin insan nasıl böyle bir karar verir.Belki biraz da kendimle özümsüleştirdim onları bu kadar bağlılıklarını,anneleri ölünce kopmuşlar onlarda , hani yukarda demiştim ya "göbek bağımız kesilmemiş" diye onların ki de öyle ama biraz daha saplantılı...

Ben Allah'a şükür o türde yetiştirilmedim, benim olmayan cana kıymak şuan ki psikolojimde olanaksız.Ama yinede onları anlıyorum biraz,; hatta komik gelicek yasin okuyup onların ruhuna hediye ediyorum :))hiç tanımadığım ve tanışamayacağım kişilere.

Bu konu çok tartışıldı hatta "Hakkı Devrim" de köşesinde paylaşmıştı.( buyrun )


                          Siz de anne ve babanızı ölücek kadar seviyor musunuz?
         
       
 

9 yorum:

semmma dedi ki...

hiç tanımadığı kişilere yasin okuyup hediye edecek kadar koccaman bi yüreğe sahip olmak(:

iyi ki varsın..annen baban da çok şanslı; okuyucuların olarak bizler de..

sevda s. dedi ki...

O olayı hatırlıyorum ben de. Ne kadar üzücü idi. Allah rahmet eylesin.
Allah anneciğine babacığına sağlık uzun ömür versin.

parfümümün kokusu dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
parfümümün kokusu dedi ki...

Sema,
Sağol canım,inşaallah bizim için okuyanlarda olur.Ben de şanslıyım sizleri-seni- tanıdığım için :)

Sevda,
Amin...
sizin de annenize ve ailenize versin inşallah , olmaz umarım böyle olaylar.

Seyyah Gül dedi ki...

MERHABALR
ZİYARETİNİZE GELDİM
GÜZEL BİR YAZI OLMUŞ ANNE VE BABAMI ÖLECEK KADAR SEVERİM AMA İNTİHAR ÇOK FARKLI ALLAH KİMSEYİ O DUYDUYA KAPTIRMASIN DİYORUM,
HAYIRLI SABAHLAR

parfümümün kokusu dedi ki...

Sağolun,
Bende aynı durumdayım, haşa haddim değil canıma kıymak, tabi onların o anki psikolojisi ve yetişme şartları farklı olduğu için o sonuç olmuş lâkin, sizin de dediğiniz gibi Allah o duruma düşürmesin.

Nalan iyidoğan dedi ki...

Bir insan için en acı şey "canını vermek"miş.bunu ancak o anda anlarmışız.anneler evlatlarının ölümünün dayanılmaz olduğunu düşünür genelde,yaradılışları böyle çünkü.
ben de takıntılıydım annem konusunda çocukken,her sabah kalkıp yaşıyor mu diye bakacak kadar.eninde sonunda o kader gelip bizi bulacak,kaçış yok.ama kendini öldürmek yanlış tabi.

parfümümün kokusu dedi ki...

Gerçekten öle,bu dünya da tek acı sevdiğin kişiyi kaybetmek.
Ne diyelim Allah'ım onlara uzun ve sağlıklı bir ömür versin.

olur gider dedi ki...

Oyyyy! Allah kabul etsin kuzucum... Ne gariptir bilmiyordum haberi şok oldum okuyunca, bir ton düşünce aldı gitti beni..