2 Aralık 2012 Pazar

Aptal Kutusu

Hiç okumayacaksın !
Hiç düşünmeyeceksin !
Televizyonda kötü dediklerine sende kötü,
İyi dediklerine iyi diyeceksin, 
Kahraman dediklerini alkışlayacak,
Ünlü dediklerine özenecek,
Al dediklerini alacak,
At dediklerini atacaksın !
Ve tüm bu cehaletinle, bilgisizliğinle üniversitede okuyorum, amir oldum, Memur oldum diye kendini bi halt zannedeceksin öyle mi ?
Babaannem hiç okumamış tabir yerindeyse zırcahil bir kadındı. Allah ona Rahmet etsin. Fakat ben hayata dair pek çok güzel şeyi ondan öğrendim. Onunla konuşmak ayrı bir zevkti. Ve ben bugün üniversitede öğretim üyesi- öğrencisi , Amir, Memur,  pek çok kişi ile konuşuyorum. Fakat  hiçbirinden zerre miktarı zevk almıyorum. Samimiyet yok, bilgi yok, ukalalık çok...
Benim üniversitede okuyan, lisede okuyan güzel kardeşim. Seni bir aptal kutusunun dizayn etmesine izin verme. Okumaya zaman ayır. Çünkü okudukça o diken gibi diktiğin saçlarınla birlikte başında öne eğilecek. Okudukça aslında bir halt bilmediğini anlayacaksın tıpkı benim anladığım ve her an anlamaya devam ettiğim gibi. İnsanlarla iletişime geç. Birilerinin derdini dinle. Derdini yüz yüze birilerine anlat. Burada ölümüne savunduğun ve uğruna kalpler kırdığın fikriyatının dışarıdaki dünyada aslında beş para etmediğini göreceksin. Çünkü dışarıda amansız ve acımasız bir yaşam savaşı var. 
Senin beynini kullanmanı istemeyenler var. Sana dikte edilen bir yaşam tarzı var. Tüm bu olup bitenin farkına varman lazım. O ekranda gördüğün yaşam sana uygun bir yaşam değil. Ve inan bana orada gördüğün standartlara hiçbir zaman kavuşamayacaksın. Kavuşsan bile o vakit sen olarak kalamayacaksın.
 

Hiç okumayacaksın !
Hiç düşünmeyeceksin !
Televizyonda kötü dediklerine sende kötü,
İyi dediklerine iyi diyeceksin,
Kahraman dediklerini alkışlayacak,
...
Ünlü dediklerine özenecek,
Al dediklerini alacak,
At dediklerini atacaksın !
Ve tüm bu cehaletinle, bilgisizliğinle üniversitede okuyorum, amir oldum, Memur oldum diye kendini bi halt zannedeceksin öyle mi ?
Babaannem hiç okumamış tabir yerindeyse zırcahil bir kadındı. Allah ona Rahmet etsin. Fakat ben hayata dair pek çok güzel şeyi ondan öğrendim. Onunla konuşmak ayrı bir zevkti. Ve ben bugün üniversitede öğretim üyesi- öğrencisi , Amir, Memur, pek çok kişi ile konuşuyorum. Fakat hiçbirinden zerre miktarı zevk almıyorum. Samimiyet yok, bilgi yok, ukalalık çok...
Benim üniversitede okuyan, lisede okuyan güzel kardeşim. Seni bir aptal kutusunun dizayn etmesine izin verme. Okumaya zaman ayır. Çünkü okudukça o diken gibi diktiğin saçlarınla birlikte başında öne eğilecek. Okudukça aslında bir halt bilmediğini anlayacaksın tıpkı benim anladığım ve her an anlamaya devam ettiğim gibi. İnsanlarla iletişime geç. Birilerinin derdini dinle. Derdini yüz yüze birilerine anlat. Burada ölümüne savunduğun ve uğruna kalpler kırdığın fikriyatının dışarıdaki dünyada aslında beş para etmediğini göreceksin. Çünkü dışarıda amansız ve acımasız bir yaşam savaşı var.
Senin beynini kullanmanı istemeyenler var. Sana dikte edilen bir yaşam tarzı var. Tüm bu olup bitenin farkına varman lazım. O ekranda gördüğün yaşam sana uygun bir yaşam değil. Ve inan bana orada gördüğün standartlara hiçbir zaman kavuşamayacaksın.
 Kavuşsan bile o vakit sen olarak kalamayacaksın...!
 

2 yorum:

KoKoŞ KeLeBeK dedi ki...

pekı susmuyoruzzzz ve konusuyorz anlaıdm :))))

parfümümün kokusu dedi ki...

En önemlisi düşünüyoruz :)) gerçekten televizyon hiçbir evde olmaması gereken birşey iken,malesef en baş köşede.Hem vaktimizden,hem enerjimizden en önemlisi de benliğimizden alan birşey.Yine herşeyin de başı olan; OKU OKU OKU!!!