10 Şubat 2013 Pazar

Beyin Kütüphane'me Eklenenler#1

Geçen salı, havanın muhteşemliliğiyle arkadaşımla kendimizi Kadıköy'e attık.
Benim tek amacım sahafları gezmek ve her gördüğüm kitapçıya atlamaktı ve öyle de yaptım -seray'cım sabrına hayranım- arkadaşımda lenslerini değiştirecekti.
Velhasıl, birkaç sahaf'a girdik,birde Kadıköy son durakta "Kitap Fuarı" var hemen meydanda gözüküyor zaten,orada baya bakındım(k) genelde kitaplar "10tl" ye inmişti.Özellikle "Ephesus" yayınlarının kitapların da gözüm kaldı:))
Birde ben hangi akla hizmet "sahaf"geziyorsam:) çünkü,ikinci el kitap sevmem,okuyasım gelmez,tertemiz,hasarsız olmalı falan.
Ama sanırım sadece gezmeyi seviyorum ,o kitap kokularını...
O gün birşey almadım,zaten daha okunacak bissürü kitap var sırada,birde arkadaşımın uzun zamandır istediği bir kitap var "Ayn Rand - Atlas Silkindi- tam 1200 sayfa mı ne?
Piyasa fiyatı 65 tl falan,birde çok bulunabilen bir kitap değil.
-Arkadaşım; "alsam mı dedi?
Ben direk "saçmalama internetten daha uyguna buluruz" dedim ve aldırtmadım :)
30tl'ye buldum ve sipariş verdik,ama dün ürünü bulamadıklarını siparişi iptal ettiklerine dair mail aldım ve bu beni ve arkadaşımı üzdü tabi.
Bende bugün bir başka siteden daha buldum ve sipariş ettim,bakalım hayırlısıyla elimize ulaşır inşallah :)
 
 
İşin asıl güzel yanı,ben arkadaşıma sipariş verirken kendimde boş durmadım ve çok güzel ve kârlı bir alışveriş yaptım.
 Uzun zamandır sahip olmak istediğim,öncelikle kapağıyla beni cezbeden "Ephesus" yayınların kitabı "Rüzgarla Gelen"i aldım ve kargosu ücretsiz kitapdı.
Hem de 10 tl idi.ol
 
 
Birde indirimli kitaplar bölümden tanesi 5tl olmak üzere iki mükemmel kitabı daha ekledim.


 
 
"Çok Evli,Çok Çocuklu,Çok Çaresiz"
 
Judithin tek istediği sonsuza kadar mutlu yaşayan bir aileydi! Oldu canım. Suyundan da koy.

Şehirden altı yüz kilometre uzakta, üç çocuğa ve eve uğramayan bir kocaya saçını süpürge eden bir kızın feci komedisi!

O kusursuz anne olmak için ne kadar ileri giderdiniz? Yok. Kesin hormonlar tarafından istila edilmiş ve süngerleşmişti. Yoksa Judith kocasının lafına kanıp işini gücünü nasıl bırakacak, sevgili Londrasından ayrılıp iki çocukla Northumberlande, uzaktaki o ücra köye sürüklenecekti? Tanrılar çıldırmış olmalı! Taşra yaşamı, üç numaraya hamile olan Judithe, daha öncesinde aklına hayaline sığmayacak temel bir eğitim verecekti. Mahşerin dört atlısına inanan, misyoner tiplerle içtiği su ayrı gitmeyecekti bir kere. Benzini her bittiğinde kelle koltukta demekti. Kızıl saçlar, bu tuhaf durum, insanı bir etnik azınlığa dönüştürebilirdi. Lastik çizmeler bir kadının her şeyiydi! Tatlı Judith kadınca bir fedakarlıkla ailesini mutlu etmeye çalışıyor. Tamamen amacına kitlenmiş vaziyette! Sonsuza kadar mutlu yaşayan bir aile istiyor. Kuzeydeki o köyde bile. Judith ve überkomik, ama yani öyle böyle değil, gerçekten über ve komik hikayesi sizlerle!
 
"Son Cariye"
 
Japonyanın kırsal kesiminde, dağların derinliklerindeki bir köyde büyüyen Saçi, kendini hep farklı hissetmişti. Solgun teni ve güzel hatları onu arkadaşlarından ve ailesinden ayırıyordu. Derken, Saçi on bir yaşındayken bir prenses, köylerinden geçti ve onu görkemli Edo şehrinin Kadınlar Sarayına sürükledi. Entrika ve erotik rekabetle örülü saray, üç bin kadının ve tek bir adamın -genç şogunun- eviydi.

Ve Saçi, şogunun cariyesi olmak üzere seçilmişti. Ancak Japonya değişiyordu. Batıdan Siyah Gemiler gelmiş ve Japonyayı kolonilerinin arasına katmaya hevesli yabancıları getirmişti. İçsavaş patladığında Saçi saraydan kaçtı. Asi bir savaşçı tarafından kurtarıldığındaysa ilk kez aşık oldu. Ancak savaşçıyla bir ömür hayal etmeden önce, Saçinin kendi geçmişiyle ilgili gizemi çözmesi gerekiyordu. Bu gizem öyle korkunç bir günah barındırıyordu ki, Saçinin hayatı altüst olabilirdi.

“Titizlikle araştırılmış bu muhteşem tarihi masal, Japon İmparatorluğuna ve kültürüne unutulmayacak bir pencere açıyor. İlk sayfadan itibaren bu romanın esiri olacaksınız.”
- My Weekly
“Okuru alıp götüren,
su gibi akan tarihi bir drama. 1860lardaki Japonyayı gerçekçi bir dille anlatmak için siyasi olaylar, savaşlar, gelenekler, günlük hayattaki alışkanlıklar, hatta hava durumu bile titizlikle araştırılmış.”
- Literary Review
*********************************

Öncelikle üçünün de kapağına bayıldım,güzel bir kutuda hasarsız bir şekilde elime ulaştılar.Birde ben kitap ayraçı istemiştim,sağ olsunlar bolca göndermişler.-çekmeyi unutmuşum :( -
 Kütüphaneme birkaç kitap daha eklendi ve ben çok mutluyum :)))
 

Bence sizlerde " okuoku.com "uğrayın.
 
 
 


 

10 yorum:

olur gider dedi ki...

2. el kitap sevmem ama eğer sarı sayfalıysa ve yıllar öncesinden kalmaysa nedense ilgimi çekiyor. Sanki içindekinden başka milyonlarca öyküyü içinde barındıran bir sır gibi geliyor :) saçma belki ama :)

Keyifli okumalar :))

sevda s. dedi ki...

Çok Evli, Çok Çocuklu, Çok Çaresiz tam kafayı yormadan okunacak keyifli bir kitaba benziyor. İyi okumalar canım :)

Seyyah Gül dedi ki...

KEYİFLİ OKUMALAR
ÜÇÜDE GÜZEL GÖZÜKÜYOR
HAYIRLI PAZARLAR

parfümümün kokusu dedi ki...

olur gider,
Sarı sayfalı kitapları ve kokularını bende seviyorum,dediğingibi geçmişi,yaşanmışlıkları çağrıştırıyor.
Keyifle okuyucam :)

sevda,
Aynen sevda'cım kafa yormadan,keyifle okumak için birde en çok kapağı ile ilgimi çekti.Birde bu tür fazla kitabım yok idi.

Seyyah Gül,
Hayırlı pazarlar Şengül Hanım,
teşekkür ederim :)

nabrut dedi ki...

şu son kitabı çok merak ettim okuyunca yorumunu merak ediyorum

parfümümün kokusu dedi ki...

Bende çok merak ediyorum,en kısa zamanda okuyucam:)

Yeliz İnceoğlu dedi ki...

Yağmurlu bir günle sıcacık bir kahveyle sıcak odanızda keyifle okumalar dlerim :) eee tadı böyle başka çıkar ama di mi :)

parfümümün kokusu dedi ki...

Dediğiniz gibi,dün aynı modda okudum:) evet değişemeyeceğim anlardan biri :)

Leeshionable dedi ki...

OMG! You have an amazing blog. Honestly, I love it. If you have a minute, please visit my blog too.
Maybe follow??

love,
Alicia

leeshionable.blogspot.de

parfümümün kokusu dedi ki...

thanks Alicia:)