1 Ocak 2014 Çarşamba

2013'ün güzel vedası; "Mart Menekşeleri" ...


http://distilleryimage7.ak.instagram.com/8dce5546722911e3877612bf52e1e957_8.jpg

2013'ü " Mart Menekşeleri" gibi mükemmel bir kitap ile bitirmek, beni son derece mutlu etti.
Kitabı, bir gün gibi kısa sürede bitirmem de bunu kanıtsar nitelikte...
"Sarah jio" nun kalemiyle " Yağmur Sonrası " ile tanışmıştım.
Mart Menekşeleri gibi, hatta daha fazla sevmiştim.
Sarah Jio'nun, geçmiş ve günümüz tarih kolajman'ını çok başarılı buluyorum,özellikle kitapların da beni kendine çeken etken bu...
 
Kitaba ve konusuna gelirsek;
 


Baş karakterimiz, ünlü bir yazar olan Emily...
 Uzun süredir içine sinen bir hikaye taslağı oluşturamayıp, istediği gibi bir kitap yazamadığı gibi, birde eşi " Joel" tarafından bir kadın uğruna terkedilir.
Hikayede buradan sonra başlıyor zaten, boşanmanın vermiş olduğu stres ve boşluk hissiyatı, Emily yeni ve farklı ortamda yaşama isteğine sürüklüyor.
Ve aklına çocukluğunda yazları geçirdiği, yengesi "Bee" nin "Bainbridge adası" n da ki evi geliyor.
Hikayenin geri kalan kısmı tamamen bu ada da geçiyor.
 
Bu ada ki, Emily'nin anlatımıyla;
 
Akşam hava çökerken bile asla ihtişamını kaybetmeyen, çakıl taşlarıyla kaplı sahili ve dağ yamacına cesaretle tutunan kiremit evleri ile adeta; "günbatımı, şarap veya sıcak çikolatalarını yudumlamak için ateşin etrafına toplanan insanların size de yer açması kadar davetkâr ve cezbedici...
 
Romanların beni kendine çeken (kıskandıran) nedenlerinden biri de bu; her zorluk ve sıkıntı anında baş karakterlerimizin gidebileceği bir ada, şehir ve  dosttu olması :)
Benim niye yok, düşünün ki; Almanya da bile bir tanıdığımız yok :)
Ne bahtsızım ! :)
 
Birde, "Bee" gibi, her sabah kahvaltınızı ve kahvenizi hazırlayan bir yengeniz olsa, çakıl taşlı sahilde ilerlerken çizmelerinizin taşların üzerinde çıkardığı müthiş seslere ve esinti nedeniyle oluşan denizin dalga seslerine kendinizi kaptırsanız.
Güler yüzüyle sizi komşu, "Henry" karşılasa, ne dert kalır ne tasa...
Ama öyle mi yok, Emily, odasının çekmecesinde bulduğu, "1943" yılına ait bir günlük ile kendisini yeni bir macera ve sır kuşağının içersin de bulur.
 
"Evet,bu soğuk Mart gecesinde ne Elliot'u öpmek ne de arkasından gelecek olan olaylar zincirini yaşamak vardı aklımda.
fakat 1943 yılının Mart ayında başlayan bu olaylar zinciri, hayatımı ve çevremde ki  insanların yaşantısını sonsuza dek değiştirecekti.
Benim adım Esther... ve bu benim hikayem."
 
***
 
 
 Bundan sonrasında sizi, Emily ile Esther arasında ki benzer bağlar, ve Esther'ın, Elliot ile çalkaltılı aşk hayatı ve sırları karşılayacak.
Şahsen ben her bir sayfada olayları ve gelişmeleri büyük bir merak ve sabırsızlıkla okudum.

Esther'ın deli gibi sevdiği halde neden Elliot değil de Bobby ile evli olduğunu, bu hikayede, "Bee ve Henry'in" geçmiş sırlarını.
Emily'in annesinin neden "Bee" yengesinden hoşlanmadığını, her ne kadar biraz ergence ve gereksiz bulduğum, Emily'nin; "Greg, Jack ve Joel" arasında aynı hissiyatta geçen duygusal etkilenimlerinin, hikayenin sonunda güzel bir gerekçeye bağlanması ile görmezden geldiğim.
Kitabın sonu biraz daha açıklayıcı bir şekilde sonlandırılabilirdi  ama bu bile kafi idi.

Birde benim kitaplarda sevdiğim şeylerden biri de hikayelerin içinde geçen; şarkı,film,kitap ve mekan önerileri.
Kitabımızın bize sunduğu ve hikayede de bolca karşılaşacağınız; "Margaret Ayer Barnes'ın , Kaybolan Yıllar" adlı kitabı.
Aynı şekilde hikayede bolca bahsedilen, "Body and Soul" şarkısı, benim için kitabı güzel ve anlamlı sonlandırmam da büyük bir etken.

Yazıma da o güzel şarkıyla veda etmek istiyorum, birde kitaptan da çıkardığım bir ders; " bir sıkıntı ve olumsuz görüntü karşısında, muhatap insanı ve insanları dinlemek,çünkü Elliot'un da dediği gibi;
" Hayat, birine seni seviyorum demenin kararsızlığını yaşamak için çok kısadır" ...

En kısa sürede yazarımızın son çıkan kitabı "Böğürtlen Kışı" nı da alıp okumak için sabırsızlanıyorum.
Teşekkürler, "Arkadya" :))
 
 


Hayırlı ve umutlarla dolu bir yıl diliyorum Rabbimden ...
 
 
 
 
 





2 yorum:

Adsız dedi ki...

ne olur adı gecen kaybolan yıllar kıtabını stıyorum lutfen yardım edın

Ceyda Bilgin dedi ki...

Satıyorum derken turkçe çevirisi mi var sizde?