2 Ağustos 2013 Cuma

Tatil'e gider iken...

Sonun da tatil'e çıkıyorum.
Şimdi'den Kandilinizi ve Bayramınızı kutlarım,inşallah bu mübarek günlerin sonun da,Dünya'da güzel gelişmeler ve umutlu günler olur :)
20 gün sonra görüşürüz umarım :)
 
 

25 Temmuz 2013 Perşembe

Beyin Kütüphaneme Eklenenler #3

Öncelikle herkes'e hayırlı Ramazanlar dilerim.
İnşaallah; "bol mağfiretli ve bol aflı" bir ay geçiririz.
Ülkemiz'den huzuru ve istikrarı eksik etmesin,Rabbim...
 

 
Sanırım baya oldu yazmayalı;"LYS'di ,tercihlerdi,Ramazan'dı derken,yazmaya pek mecalim kalmadı,bu aralar paylaşımlarınızı takip etmekle yetindim. 
Ramazan'ın rehavetinden ötürü ne doğru dürüst kitap okudum,ne de film ve dizi izledim,ama telafi edeceğim inşallah :)
 
 

Bu zaman dahilinde kütüphaneme güzel kitaplar eklendi.
Bu sene "Arkadya Yayın"ları favorim oldu,her çıkan kitabını alıp okumak istesem de kendimi frenlemek zorunda kaldım :)
İlk olarak "Dostluk Ekmeği" ni alıp okumuş ve çok beğenmiştim.
Daha sonraları,tabii bunda bolca takip ettiğim; "kitap bloglarının ve okuma kulüpleri'nin de" etkisi büyük olacak ki,alınacaklar listeme birçok kitabını ilave etmiştim.
Geçen haftalarda, "Yağmur Sonrası ve "D&R"ın  10tl kampanyasından aldığım, "Britanya Yolu" kütüphaneme dahil oldular.
Yağmur Sonrası"nı iki günde okudum ve çok beğendim,umarım "Britanya Yolu'da" beni kendine bağlar :)
Birde hediye olan kitab'ım , "Neredesin Bernadette? " var,kitap kapağında ki hatuna bayıldım,ne güzel bir yüz o öyle :)
Kitap; bir aile dramını mizahi yönde anlatıyor,anladığım kadarıyla,bakalım okuyunca yorumlarım inşallah :)
 


Birde,uzun zamandır sahip olmak istediğim,fakat bir türlü istediğim hatta yazılmış olanını bulamadığım "Cevşen"ime abim sayesinde kavuştum.Asli Arapça'yı pek seri okuyamıyorum,sanırım bunda "Kur-an'ı Kerim'i" ilk bilgisayar hatlı olanından öğrenmemin de etkisi var.
Neyse ki Abim hem bilgisayar hatlı, hem de yan tarafında "Türkçe meali" olanından bulup almış,sağolsun :)
Okudukça ne kadar önemli ve güzel bir yapıt olduğunu anlıyorsunuz.
 
Allah'ın "99 İsminin" tecellileri,ona ne kadar da muhtaç olduğumuzun ve şükretmemiz gerektiğinin birer kanıtı gibi.
Zikir ve duâ açısından sürekli okumamız gereken bir kitap, derleyenlerden Allah Razı Olsun...
 
Hayırlı ve bereketli sahurlar efendim...
 

22 Haziran 2013 Cumartesi

Hedefe Yürüyen "ADAM OL" Yeter...


Ne hakim, ne savcı, ne de doktor ol
Hedefe yürüyen adam ol yeter
Çıksa da önüne bin bir türlü yol
Hedefe yürüyen adam ol yeter

Elbet seni hakir görenler olur
Kınayanlar olur, yerenler olur
Vazgeç diye akıl verenler olur
Hedefe yürüyen adam ol yeter

Kararlı ol, kim ne ederse etsin
Düşmana el salla kör dövüş bitsin
Sonsuza talipsen aldırma gitsin
Hedefe yürüyen adam ol yeter

Engeller çıkarsa pes etme sakın
Ölümüne giden bir tavır takın
Kışlar bahar olur, uzaklar yakın
Hedefe yürüyen adam ol yeter

Şu sahte dünyada gözün kalmasın
Dışın alsa bile için almasın
Makamın, şöhretin varsın olmasın
Hedefe yürüyen adam ol yeter

Garibi, mazlumu üzen değişmez
Ezilen değişmez, ezen değişmez
Lafazanlık ile düzen değişmez
Hedefe yürüyen adam ol yeter

Bir çınarsın, kimse bükemez seni
İstediği yöne çekemez seni
Hesaplar, planlar yıkamaz seni
Hedefe yürüyen adam ol yeter

Mertlik ve dürüstlük hileyi yener
Yalancının mumu yatsıda söner
Mutlaka bu devran tersine döner
Hedefe yürüyen adam ol yete

7 Haziran 2013 Cuma

#direnÜLKEM...!

Bu iki adama, durumu böyle açıklayıcı ve ispatlayıcı özetledikleri için "TEŞEKKÜR EDERİM"...
 
"YİĞİT BULUT"
 


"ALİ KARAHASANOĞLU"

 Taksim’deki olayların başlangıç tarihi, bir darbenin yapılış tarihi: 27 Mayıs.

Hayli ilginç geldi bana..
Dün göstericiler adına Başbakanvekili ile görüşenler, 28 Şubat’ın darbeci sözde sivil
 toplum kuruluşları..
Bu da hayli ilginç..
5’li Çete’nin en önemli ayağı DİSK temsilcisi orda..
28 Şubat’taki tüm hükümet karşıtı gösterilerin destekçisi TMMOB temsilcisi orda.. Yine 28 Şubat darbesine açıklamaları ile destek veren İstanbul Tabipler Odası’nın temsilcisi orda..
Sizin anlayacağınız; 28 Şubat’ta darbecilerin yanında kim vardı ise, dün Taksim Platformu adı altında Başbakanvekili Bülent Arınç ile görüşenler de onlar!
Ekip de aynı.. Kafa aynı.. Yapılmak istenen de aynı..
Açıklamalarından da, arzuladıkları anlaşılıyor zaten..
Diyorlar ki, “Taksim Gezi Parkı’na Topçu Kışlası adı altında ya da başka herhangi bir yapılaşma olmayacağını, projenin iptal edildiğine dair resmi bir açıklamanın yapılması..”
Oysa bunlar değil miydi, “Biz çocukluğumuzda Emek Sineması’na giderdik. Emek Sineması’nın hatırasını yaşatmak istiyoruz” diye nostalji yapanlar..
Şimdi, çocukluğunda babasından “Topçu Kışlası” ile ilgili anıları dinleyenler de, “Topçu Kışlası hayata geçirilmeli.. Biz Topçu Kışlası’nın nostaljisini yaşamak istiyoruz” dese, ne cevap verebilir, bu parkçılar?
Emek Sineması’nın hatırası var da, Topçu Kışlası’nın yok mu?
Nitekim sonunda Emek Sineması için söz aldılar, yeni yapılacak binada, Emek Sineması, eski hali ile bulunacak.
Peki, Emek Sineması tekrar yapılacak da, Topçu Kışlası niye yapılmayacak?
Bu bir yana, böylesi bir kararı, ne idüğü belirsiz darbe destekçisi dernekler mi verir, yoksa halkın seçtiği hükümet mi?
Ki, “Böyle olacak” diye hükümete dayatmada bulunuyorlar?
“% 50’yi sokağa çıkartırız” söylemini beğenmiyorsunuz.
Eyvallah.
“Üç tane oda olarak siz istemiyorsunuz ama, % 50’nin temsilcileri de, Topçu Kışlası’nın yapılmasını istiyor.. Hangisini dinleyeceğiz, üç tane odayı mı, % 50’yi mi?” sorusuna ne diyeceksiniz?
Bunu da geçtik..
Beyefendiler, % 50 oy almış hükümete kendi fermanlarını dikte ediyorlar: “Kanal İstanbul’u unut. 3. havaalanını unut. 3. köprüyü unut. HES’leri unut.”
İyi de, tam da bunları yapıp-yapmamak için seçime gitmiyor muyuz biz?
Eğer bunların yapılıp yapılmayacağına, üç tane baldırı çıplak çocuk karar verecekse, niye seçime gidiyoruz?
Niye 45 milyon insan oy kullanıyor ki?
Polis araçlarını taşlayan o üç tane çocuğun adresini verin, onlara soralım: “Köprü yapalım mı?”
Hatta soralım bunlara: “2. köprü de gereksiz herhalde.. Yıkalım mı?”
Buraya kadarki talepleri, yine bir derece..
Ya şu talebe ne diyeceksiniz: “Ülkenin dört bir yanında direnişe katıldığı için gözaltına alınan yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını, haklarında hiçbir soruşturma açılmayacağına ilişkin açıklama yapılmasını,”
Ahlaksızlığa bakın.
266 polis yaralanmış.
70 trilyon maddi direkt zarar var..
Borsadaki dolaylı zararlar.
Dövizdeki problemler..
Ülkenin uluslararası arenadaki itibarına yönelik kayıplar önümüzde duruyor....
Başbakan’a, ailesine yapılmış en adice küfürler orda duruyor.. O küfürler hâlâ yapılmaya devam ediliyor. İnternet sitelerinden kaldırılmış bile değil..
Ve Taksim Platformu adı altındaki, kerameti kendinden menkul üç tane adam diyor ki, “Gözaltındakileri bırakın..”
Dahası varmış: “Soruşturma yapılmayacağı taahhüdünde bulunun!”
“Yani yargıya talimat verin” diyorlar..
Suçlarını biliyorlar, “Suçları soruşturmama sözü verin” diyorlar..
İşledikleri suçlara ortak arıyorlar..
O dönemler bitti beyler..
Yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz..
Kışkırtmalarınızın..
Ölümüne sebep olduğunuz o gencecik 2 çocuğun..
Yaralanmalarına sebep olduğunuz onlarca çocuğun..
Hepsinin hesabını vereceksiniz.
Dün Başbakanvekili’ne sunduğunuz 7 maddelik teklif, suç deliliniz olacak..
28 Şubatçılar gibi, “Biz demedik, o dedi. O demedi, bu dedi” türünden mavallarla da kurtulamayacaksınız..
Yürütmeyi durdurma kararı çıkana kadar, sizin hangi yetkiniz vardı ki, gösterilerle Taksim’deki çalışmayı engellemeye kalktınız?
Çalışmalar durdurulduktan sonra, hangi kirli planı gerçekleştirmek istiyordunuz ki, gösterilere devam ettiniz?
Vereceksiniz, bunun hesabını..
O zaman ağlaşmazsınız inşaallah, Silivri’deki emekli generaller gibi!
 
******
Gerçekten merak ediyorum;"kaç gündür hiçbir ideolojiye ve partiye dahil olmayıp(!) ,parkta yatan,coplara ve gazlara maruz kalan gençlerimiz değil de, evlerin de ellerini avuşturarak,efendilerinden gelecek olan talimatları bekleyen sendikacılar "Başbakanvekili" ile görüşmeye gidiyor?

 

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Kitapsepeti.com 'dan İndirim ve Kargo Kampanyası




 
Henüz yeni açılmış bir site olan " kitapsepeti.com " la birkaç gün önce karşılaştım.
Açılışa özel olarak "%20'den %40'a" kadar birçok yayınevin de indirimler var, üstelik yukarıda da görmüş olduğunuz gibi 30 gün boyunca kargo bedava :) 
 
Ayrıca her hafta bir yayınevinde mükemmel indirimler oluyor, bu hafta "Martı yayınların" da %40 indirim var.
Bence bu fırsat kaçmaz :)
 

23 Mayıs 2013 Perşembe

" Küçük İbo " #1

 
90' lı olupta bu diziyi izlemeyen çocuk yoktur sanırım.
Varsa da bravo,çokta birşey kaybetmemiş!
 
***
Sanırım 6 yaşlarındaydım  bu dizi yayınlandığında,nasıl 16 yıl geçmiş anlamadım.
Youtube'da rasladım bu videoya,hala bile aklımdadır o sahne.
Nasıl unatabilirim ki, 80  bölümlük dizinin her bölümünde,"İbo" yengesi'nin adını duyduğu her an, bu sahneyi hatırlardı,yani bizler de tekrar tekrar izlerdik :)
Hala yengesinin; "ibooooooooo" derken ki surat ifadesini,İbo'nun gözlerini açıp,ağzını yalayışını
an be an hatırlıyorum :)
Zaten dizi de bu sahneden ibaret!
 
Devamı gelecek...
 

14 Mayıs 2013 Salı

Beyin Kütüphaneme Eklenenler #2

Bazen düşünüyorum,"kitap almayı mı daha çok seviyorum,yoksa okumayı mı?"
sanırım almak beni daha mutlu ediyor,tabii ki aldığım kitapları okuyorum ama;kapağını,konusunu ya da  yazar'ını severek aldığım kitaplar,okurken aynı  hazzı veremeyebiliyor :)
 
 
*****
 
Uzun zamandır istediğim iki kitabı sonun da aldım.
 
"Dostluk Ekmeği ve Serenad"
 
 
Sanırım bir kitapsever olarak,Zülfü Livanelinin "Serenad"ını duymayan yoktur.Şimdiye kadar okuyupta beğenmeyen görmedim,benim için ilk livaneli kitabı olucak.Umarım ben de hoşnut kalırım.
Ümraniye'den bir kitapçıdan aldım,her zaman nedense erteliyordum,ama artık dayanamadım :)
 
"Dostluk Ekmeği" çıktığı ilk günden beri hem kapağıyla hem  de konusu ile ilgimi çeken bir kitaptı,hatta hediye etmiştim,ama henüz kendime almak nasip olmamıştı.
Geçenlerde "kitapyurdun"da bahar kampanyası vardı,fiyatı da baya indirimdeydi,dedim;"artık almalıyım." :)
 Yanına da yine kampanyada olan,hem kargosu bedeva hemde fiyatı 3 tl gibi komik bir ücrette olan "Bayan Formda"yı aldım.
Öncelikle kapağında ki o,"pembe koyun"a bayıldım :)
Konusuda Sophie Kinsella kitapları gibi eğlenceli olduğu yazıyordu,yani böyle ücrete benim için şahane bir kitaptı,ama gel gelelim ki;Pazar akşamı vermiş olduğum sipariş,Cuma oldu hala geleceği yok.
Bakıyorum,Dostluk ekmeğiertesi gün tedarik edildi,ama Bayan Formda kitabı henüz temin edilememiş.
Ben genelde "Okuoku"dan alışveriş yaptığım için en fazla 3 gün içersinde elime ulaşıyordu kitaplar,bu yüzden bu kadar süre gelmeyince bende kitabu iptal etmeyi düşündüm.
En azından Dostluk ekmeği artık gelsin diye,düşünüyorumda aynı şehirde kitap teslimi nasıl bu kadar uzun zaman alabilir?
Yurtdışından bile 1-2 günde gelebilen ürünler,kendi şehrimde 5 gün sürüyor ilginç!
Neyse,ben iptal ederken,kitap temin edildiğinde "karşı ödemeli" olarak yollamamızı istermisiniz?diye sordular ve bende "karşı" olarak onları  anladım,çünkü şimdiye kadar böyle bir sorun çıkmamıştı ve bende bilmiyordum.
Birde kitap zaten,kargosu bedava üründü.
Herneyse ki kitap 1 haftasonra elime ulaştı,ama tabii ki kargo parası bana kitlendi :) 3 tl'lik kitap oldu 7 tl'e :) hayır,zaten bir kitap o kadar zaten o yönden bi kaybım yok,ama hem onların ilgisizliği yüzünden 1 hafta bekletilmem,birde benim suçummuş gibi,kargonun bana kitlenmesi gerçekten sinirimi bozdu. 
Mail attım ama,kendileri ilgileneceklerini söledikleri halde hala iletişime geçmediler.
Para'nın derdinde değilimde,kendilerince geciken kitap için bizim tekrar kargo ödememiz,birde bu kadar geç temin süresi sinir bozucu :(
 
Siz ne düşünüyorsunuz? bu konu da merak ettim,mesela ben D&R  şişirilmiş bir kuruluş olduğunu düşünüyorum,fiyatlar uçuk,teslimat uzun.
Sanırım "Okuoku"da şaşmamalıydım :)