26 Haziran 2012 Salı

200 Pounds Beauty ( 200 kiloluk Güzel)




Konusu:

Hanna, Koreli popüler şarkıcı Amy için dudak senkronizasyonu yapan vokalistdir.Gizli aşkı Sang-ju'nun Amy'ye onu aşağılayıcı sözlerini duyana kadar o fiziksel görünüşünü daima gözardı etmiştir.Artık .Hanna yaşadığı yıkımın ardından 100 kiloluk bedenini değiştirmeye karar verir.Geçirdiği bir dizi estetik operasyon ile yepyeni bir görünüşe kavuşur.Sahte bir kimlikle yeniden Sang-ju'nun karşısına çıkar.Ancak bu baş döndüren güzelliği ile Sang-ju'nun kalbini kazanabilecek midir?


Sonunda biten sınavlarım sayesinde; uzun zamandır takip ettiğim film,dizi ve kitap önerilerini faaliyete geçirmeye karar verdim ve  "Asya Tutku"nun önermiş olduğu  200 pounds beauty" adlı kore yapımı filmi izlemeye karar verdim.Aslında gayet klişeydi senaryosu, ama kore yapımı olduğundan bir şans vermek istedim. Hanna, şişman ama mükemmel bir sese sahip kızımız ve esas oğlanımızda (Sanh ji) hanna'nın sesinden faydalanarak "Amy denen yosmayı ünlü yapan organizatör (sanırım öle bişi)ve tabiki Hanna'mız da ona aşık ümitsizce...! (şişmanya sevilemez)

                                                             
                                                             

Kısaca konu bu, gelelim benim düşünceme; zaten oldum olası bu çirkin,kilolu bayanların bir süre sonra sırf esas oğlanımızı ayartmak için binbir çeşit hileyle güzelleşme çabasına kıl oluyorum.(eşşeğe altın semer misali) Hayır konu sevgi,aşk ama önemli olan yada bize verilen mesaj sadece görsellik yada şehvet... Bu filmde de aynen böle oldu; amy adlı yosma kızın sesini kullanarak dansçılıktan şarkıcılığa terfi oluyor ama hala onu çekemiyor ve onu şişmanlığıyla ve kendi bulduğu bir yöntemle aşağılıyor, asıl işte ben ondan sonra koptum, normalde bu durumda esas oğlanımız kızı korur ya da sahip çıkar ya bunda öle olmadı ya da öle yansıtılmadı. Yukardaki sahneden sonra hanna'mız tabiki ortamı terketti.Ondan sonra "Amy ve Sang ji" arasında geçen ve hanna'nında duyduğu ve filmin dönüm noktası olan bir repliği aynen yazıyorum.

-Sang ji :Ondan hoşlandığımı mı sanıyorsun?
-Nasıl biri olduğu ona hatırlatmak zorunda değilsin.(Rasimdeki sahneye hitaben)
-Kendi haline bırak onu.
-Bize geldiği için minnettar olmalısın.
-Niçin ağlıyorsun.Niçin?(amy sürtüğüde o halde hale kızı kıskanıyo)
-Ağlaması gereken kişi Hanna.( hadi ya )
-O  yetenekli, ama çirkin ve şişman.
-Sen yeteneksizsin, ama çok güzel ve seksisin.(klişe erkek algısı)
-O senin için yaşıyor ve söylüyor.
-Dinle.Onu kullanıyoruz sadece(bunları sölerken tuvalette hanna onları dinliyor ve ağlıyor.)
-Anladın mı? nazik ol ona,eğer çekip giderse herşey biter.


    Allah'ım yazarken bile sinirlerim bozuldu.Bu kadar lafı duyduktan sonra tabi kızımız gitti cirlop oldu ama -işte bu nokta beni delirtiyor - hala adama aşık ...Allah'ım bu kadar da mal olunmaz ki hem zayıfla ,hem yeniden aşık etmeye çalış, niye çünkü seni aşağıladı :))
Aslında filmi değil ; hayattaki bu algıyı eleştiriyorum -hayır ortada bir aşkta yoktu yani Hanna ortadan kaybolunca adam biraz vicdan yaptı falan o , o kadar yani sonra ki taş haline tabi ki vuruldu sonu da vasattı, dedim belki bir yanıltma falan olur -yok olmadı iyice sinirlendim.Yani kısaca saçma bir filmdi romantik-komedi yazmışlar ama ben gülünecek bir sahne görmedim ayrıca romantikte değil de gayet "sığ" bir filmdi -tek güzel şey oyunculuklarıydı.- he izlemeyin demiyorum ama fazla beklenti içine girmeyin :)) 

Birde filmden sonra şu söz geldi aklıma; " Seni seveni mi sevmelisin yoksa sevdiğini mi?

Bence seveni olmalı; çünkü: seni sevmeyene afedersin altın sıçsan yaranamazsın :)) filmden nereye geldik ya neyse uykum geldi zaten hay de ben yatmaya ...

                                 




5 yorum:

Küçük Filozof dedi ki...

Bu filmi öneren ben değilim sevgili parfümümün kokusu :D :D Sanırım bir karışıklık olmuş :D ama izlemek aklımdaydı :D sayende vazgeçmiş oldum ^^ En sinir olduğum şeydir gurursuz kadın vakası... Bence müthiş bir yazı olmuş :D

Irmak dedi ki...

Ben şahsen senin söylediklerine katılmıyorum.Konusu klişe olabilir ve bende kızın adama aşık olmasını ve onun yüzünden dış görünüşünü değiştirmesi falan bende onlara kıl oluyorum fakat bu dizide konu tam olarak öyle değildi.Adam kadının HaNa olduğunu bilmiyorken HaNa'nın şarkı söylediği bir video'yu gösterdi onun gibi içten söylemesi gerektiğini HaNa'ya tabi zayıflamış haline HaNa gibi dış görünüşe önem vermemesi söyledi....

parfümümün kokusu dedi ki...

Hadi ya o kadar çok kore ile ilgili blog takip ediyorumki karıştırdım sanırım :))İzleme demiyorum şahsen yazıda da belirttiğim gibi oyunculuk falan güzeldi yani sıkmadı ama nebiliyim kore yapımından ziyade amerikan variydi :)

Irmak'cım tabi herkes aynı düşünmek yada aynı beklenti içinde olmak zorunda değil; zaten filmden ziyade ben o algıyı eleştirdim bide filmde o sevgi yada nebiliyim adamın hanaya olan duyguları doğru ifşa edilmemişti yani senaryoda bi eksiklik vardı konu havada kalmıştı.Evet seninde belirtiğin gibi adam hana'nın sesine hayrandı ama yazımdaki replikten sonra kıza saf bi aşk beslediğini sölemek saçmalık olur.Sadece film beklentimi karşılmadı diyelim :)

Agasshi dedi ki...

Kadınının estetik olmasına gıcık olmuştum ayrıca Korelilerden de soğumuştum her şey dış güzellik değil sonuçta iman olmayınca böyle oluyor demek ki..
Yazın çok güzel olmuş bence iyi noktalara parmak basmışsın. :)
Son olarak yazmak istersen mimlendin . :) http://tembelagasshi.blogspot.com/2012/06/mimtakintilar.html

parfümümün kokusu dedi ki...

Estetiği geçtim hala adama aşık olması falan saçmaydı.İsterim tabiki en kısa zamanda cevaplayacağım "mim"i teşekkürler...